27
Nisan
2012
TTNET’in “Yeteneğe Destek, Yaratıcı Ekonomiye Destek Projesi”yle, gençlerimiz yeni kariyer firsatlarını keşfediyor.
Bilişim sektörüyle tanışan gençler, aldıkları eğitimlerle iş hayatına hazırlanıyor. TTNET, Türk ekonomisine destek oluyor. Siz de bu ücretsiz eğitimler hakkında bilgi almak için hemen tıklayın.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
27
Nisan
2012
2 adet beğeni alan 4,9luk Kütahya depreminin ardından 5,3lük Sakız Adası depreminin 3beğeni ve 6 yorum alması bekleniyor. Tsunami yaşayan Bangladeş’de ise yoğun ilgiden dolayı Facebook’a erişim sağlanamıyor.
Facebook’ta deprem iletilerinin nesi beğenilir anlamıyorum. Şiddeti mi hoşunuza gitti depremin gerçekleştiği merkez mi?
26
Nisan
2012
İzlediğim filmler gerçekten kusursuz olmalı 10 numara diyebilmem için. Tabi diziler için de durum aynı. Bir sürü dizi izledim ama 10 numara dediğim, 5 yıldız verdiğim sadece Lost vardı. Shameless da 5 yıldız verdiğim bir diğer dizi oldu.
Lost’u ilk kez izlediğimde yaşadığım heyecanın ve bağımlılığın yanını Shameless ile tekrar yaşıyorum. Dizi resmen beni içine aldı ve olayları bire bir yaşıyorum o karakterlerle birlikte.
Sadece senaryolarla ekranlarda yaşamasını istediğim sefalet içinde ama mutlu bir ailenin her bir bireyini tek tek anlatıyor dizi. Dram ve komedi iç içe.
Aile fertleri birbirlerine o kadar bağlı ve birey olarak o kadar mert, dürüst insanlar ki aralarına katılmak istiyor insan. Tabi en fazla bir komşu olarak.
25
Nisan
2012
Merhaba… Bu yazı Oddee.Com’da 10 of the World’s Greatest Jobs başlığıyla yazılmış makalenin Türkçe’ye çevrilmiş halidir.
1- Cennet Adası Hademeliği – Ben Southall
34 yaşındaki Ben Southall, Büyük Bariyer Resifindeki Hamilton Adası’nda açılan tatil köyünde çalışmak için başvuruda bulundu. Yaklaşık 35,000 başvuru arasından seçilip işe alınan Ben’in tatil köyündeki işi yüzmek, gezmek ve dinlenmek üzerine kurulu. Yıllık 220,000 $ maaş alan ve 3 odalı, havuzlu bir villada ücretsiz yaşayan Ben’in tek yaptığı tatil köyünde herhangi bir sorun çıkmaması için golf arabası boyutlarında bir arabayla sürekli gezmek.
İsmi hademelik olsa da yaptığı iş, çalıştığı ortam, kullandığı imkanlar ve aldığı ücret göz önüne alındığında Ben’in yaptığı iş kesinlikle dünyanın bir numaralı işi olarak nitelendirilebilir.
Tabi işi kapmak o kadar da kolay değil. Genişletilmiş, 4 gün süren bir mülakatta kazandığı başarı, uzman dalgıçlık yeteneği ve iş arkadaşları ile güzel bir gün geçirebilmek için mangal yakabilmek yeteneği Ben’e işi kazandıran artılarından sadece birkaçı olarak kayıtlara geçirilebilir.
Tatil köyünü ve Ben Southall’ı üstteki görselde görebilirsiniz…
Süper Final şampiyonluk grubunun ikinci haftasında grubun iki averaj takımı Trabzonspor ile Beşiktaş karşılaşırken Türkiye’nin tek gerçek derbisi için Galatasaray ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi.
Trabzonspor – Beşiktaş maçı hakkında yazılacak bir şey yok aslında. Maçı düşündükçe midem bulanıyor.
Hatırladığım en kötü Beşiktaş’ı bu sezon izledim malesef. Y. Demirören, Carvalhal ve T.Havutçu sayesinde… Allah hepsini de bildiği gibi yapsın.
Koskoca takımı böyle rezil bir duruma getirebilmek için harcadıkları çabanın yarısını başarı için harcasalardı eminim çok daha iyi yerlerde olabilirdik. Takım olmaktan uzak, kopuk ve hatta bir birine küs 11 adamdan, daha doğrusu 3-5 futbolcudan ibaret bir takım olarak çıkıyoruz sahaya.
Trabzonspor ise ayrı bir olay. Futbol hakkında tek fikirleri rakip savunma oyuncuları arasına hızlı ve dik pas atarak arkaya oyuncu kaçırmak. Çünkü onların Burak’ı var. Burak olmayınca Halil’den Burak yaratmaya çalıştılar. O da bir pozisyonluğuna işe yaradı… Yanlış anlaşılmasın maç boyunca Trabzonspor’un Beşiktaş’a karşı elbette üstünlüğü vardı ama Ts bu oyun anlayışıyla bir şey yapamaz!
Yetimhanede büyüyen, çirkin bir küçüklüğü olan ama ergenlik dönemi sonrasında değişip kendince güzelleşen -bence güzel değil salak bi yüzü var. afişteki görüntüden anlayacağınız gibi…- Shelley Darlingson, playboy güzeli oluyor.
Playboy malikanesinde rüya gibi bir hayat yaşarken daha 27 yaşında, yaş haddinden emekli ediliyor.
Tek başına ayakta kalabilmek için o yaşına kadar bir şey yapmamış, ancak kıçını açarak “modellik” yapıp rahat yaşamış biri olarak gelen erken emekliliğin şaşkınlığını yaşarıyor tabi doğral olarak.
Birkaç gün aradan sonra başını sokacak bir yer aramaya başlayan emekli tavşan Shelley, bir üniversitenin bir kulüp evinde kendine yer bulup kulüpteki asosyal ve çirkin kızların hayatlarına renk, hareket katmak üzere harekete geçiyor.
Kuzey Güney (11-20)‘de dizinin sabah kuşağı kadın dizisi olma yolunda hızla ilerlediğini yazmıştım. İnternette ortak görüş de bu yöndeydi zaten…
21. bölümden itibaren resmen devrim yaşandı dizide. Ferhat Baba geri döndü. Sümer uyuzu sayesinde Kuzey’in yumrukları tekrar havalandı. Mükemmel oldu mükemmel…
Ferhat’ın Simay’ı yanına almasıyla Kuzey’in üzerinde artan etkisi, Kuzey’in çırpınışları, Cemre’nin yüzsüz aşık tavırları(!), Güney’in yükselmek için üzerine bastığı yakın akrabaları, Ali’nin can kardeşliği… Hepsi kalem kalem yazılıp teker teker takdir edilecek konular.
31. bölümün mükemmelliğinin ardından yazıyorum bu yazıyı onun da gazı var ama gerçek şu ki dizide herkes takdiri hak ediyor.
Sevilmeyen biri olsa da Handan karakteri yani Semra Dinçer’in oyunculuğu müthiş. Ve tabi ki Kıvanç Tatlıtuğ! Dizi için yaptığı büyük çalışmanın ardından geliştirip ustalaştığı oyunculuğu harika.
Zookeeper… Hayvan Bakıcısı…
İsmini hatırlayamadığım bir Cnbc-e dizisinde başrol oyuncusuydu Kevin James. Çok güzel, komik bir diziydi. Adamın o dizisiyle bende bıraktığı güzel izlere güvenerek izledim bu son filmini.
Hayvan bakıcılığı yapan ve yaptığı iş yüzünden sevgilisi tarafından terk edilen Griffin’in sevdiği kızın hayatına tekrar girmesiyle sevdiği hayata sırtını dönmesini, yaptığı seçimi anlatıyor film.
Hani aslında hikaye ve verdiği mesaj çok güzel ama film süresini doldurabilmek için çok gereksiz işlere girişmiş ve dolayısıyla film kalitesini kaybetmiş. Kevin James’in, Rosario Dawson’ın ve Leslie Bibb’in oyunculukları iyi ama filmi ortalamanın altında bir film olmaktan kurtaramamışlar.
Imdb puanı 4,3. Ben 4 puan verdim. Kusura bakmasınlar
19
Nisan
2012
Arena dışındaki Spartacus’u sevmedim ben.
Özgürlük savaşını değil arenadaki Gladyatörlük işini, yükseliş için döndürülen entrikaları, ayak oyunlarını sevmiştim.
Hangi bölümdeydi hatırlayamadım şimdi ama Crixus’un Onemaus’un infazı için arenaya gidildiği bölüm “intikam” adlı sezonun en güzel bölümüydü bence.
Milletin hayran kaldığı sezon finalindeki savaş, diziye yakışmayan nitelikteydi. Dağınık, kim kime dum duma… Böyle Spartacus mü olur?
Benim için hayranlık duyulacak ve sabırsızlıkla beklenecek Spartacus, Blood and Sand adlı ilk sezondur. Doctore’nin kırbacının sesi, arenadi izleyicilerin çığlıkları, Batiatus’un hırsı ve Spartacus’ün nefretidir.
4. Sezonun nasıl olacağına dair söylentiler, fikirler var. Haftada 40 dakikamı ayıracağım ve öylesine izleyeceğim bir sezon olacak muhtemelen…
16
Nisan
2012
Merhaba… Bu yazıda dünyanın en yaşlı hayat kadınından 500kişilik dev seks partisine, dünyanın en yaşlı babasından en uzun penisine kadar Guinness rekorlar kitabında bile göremeyeceğiniz tuhaflıklarla, rekorlarla karşılaşacaksınız…
Yazının tamamı Oddee.Com’dan Gracie Murano‘nun yazısından Türkçe’ye çevrilerek yazılmıştır. Oddee.Com, tuhaflıklar üzerine yazıların yazıldığı ilginç bir blog.