13
Mayıs
2012
Normal sezonu takipçisi Fenerbahçe’nin 9 puan önünde tamamlayıp bence şampiyonluğu o zaman hak etmiş olan Galatasaray, Lig Tv’nin siparişi olan PlayOff’larda da rakiplerine karşı olan avantajını koruyarak hak ettiği şampiyonluk ünvanına gecikmeli de olsa kavuştu.
Futbol yorumlarını beğenerek okuduğun pek çok kişi Galatasaray’a “balon” dedi uzun bir süre ama ne yazık ki Gs’nin ligin en iyi takım oyunu oynayan ekibi olduğunu göremediler.
Galatasaray, başından sonuna kadar oyun olarak önde götürdüğü ligde haklı bir şampiyonluk elde etti. Tebrik etmek gerek…
3 Temmuz 2011′de şike soruşturmasıyla herkes ayaklanmışken eminim sen oturup kara kara düşünmüşsündür…
Söylentilere ve federasyonun kurallarına göre şikeye karışan her kulüp ligden düşürülecek, ağır cezalar alacaktı ki sadece bu söylentiler bile sana çok ağır koydu… Lig Tv çalışanları, kanaldançok federasyona girip çıkmaya, futbolu temiz tutmak yerine cebi dolu tutmak adına çalışmaya başladı.
Senin siparişinle dönemin federasyon başkanı Play Off sistemini uydurup çıkardı. Dolayısıyla artık önemsenmeyen lig daha da önemsiz hale gelirken ne hikmetse yıllardır art arda ilk 4′e giremeyen 4 büyük takım ilk 4′te sıralanarak bambaşka! bir heyecan doğurdu.
Süper Final şampiyonluk grubunun ikinci haftasında grubun iki averaj takımı Trabzonspor ile Beşiktaş karşılaşırken Türkiye’nin tek gerçek derbisi için Galatasaray ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi.
Trabzonspor – Beşiktaş maçı hakkında yazılacak bir şey yok aslında. Maçı düşündükçe midem bulanıyor.
Hatırladığım en kötü Beşiktaş’ı bu sezon izledim malesef. Y. Demirören, Carvalhal ve T.Havutçu sayesinde… Allah hepsini de bildiği gibi yapsın.
Koskoca takımı böyle rezil bir duruma getirebilmek için harcadıkları çabanın yarısını başarı için harcasalardı eminim çok daha iyi yerlerde olabilirdik. Takım olmaktan uzak, kopuk ve hatta bir birine küs 11 adamdan, daha doğrusu 3-5 futbolcudan ibaret bir takım olarak çıkıyoruz sahaya.
Trabzonspor ise ayrı bir olay. Futbol hakkında tek fikirleri rakip savunma oyuncuları arasına hızlı ve dik pas atarak arkaya oyuncu kaçırmak. Çünkü onların Burak’ı var. Burak olmayınca Halil’den Burak yaratmaya çalıştılar. O da bir pozisyonluğuna işe yaradı… Yanlış anlaşılmasın maç boyunca Trabzonspor’un Beşiktaş’a karşı elbette üstünlüğü vardı ama Ts bu oyun anlayışıyla bir şey yapamaz!
16
Nisan
2012

Kazanacağımıza dair ufak bir umut yoktu içimde aslında. Sadece büyük maç olmasının verdiği heyecan vardı.
Maç başladı, ilk 10 dakika birçok kişinin beklediği gibi avantaj elde etmek adına saldıran Beşiktaş vardı sahada. 10 dakikanın ardından Galatasaray oyunu eşitledi ve Beşiktaş’ın “futbol” denilebilecek oyunu da burada son buldu zaten…
Kolay görülemeyecek bir ofsaytla gelen gol ile Galatasaray 1-0 öne geçti. Tamam kolay pozisyon değil ama hakem onu göremeyecekse hiç çıkmamalı bence oraya hakem sıfatıyla…
Skor 1-0 olunca maçın o şekilde biteceğine, mağlup olacağımıza dair inancım o an daha da pekişti.
26
Mart
2012

Takımdaki keyifsizliğin üstüne bir de maçın Atatürk olimpiyat stadı gibi futbol katili bir stadyumda oluşu iyice maçtan, futboldan soğutmuştu beni maç öncesi.
Bu kadar kötü, kalitesiz stad olamaz. O stadyumda futbol oynatanların akıl sağlığının bir gözden geçirilmesi gerek.
20
Mart
2012

Beşiktaşlıyım. Beşiktaş’ın çıktığı hiç bi derbide olmayan derbi havası, ortamı vardı maç öncesinde, maç sırasında.
10. saniyede kullandığı köşe vuruşuyla Fenerbahçe maça baskılı, müthiş başladı.
Erken gelen birinci golden sonra Galatasaray iyice kayboldu sahada ve ikinci güzel golü geldi Fenerbahçe’nin.
16
Mart
2012

İlk yarıda istekli, mücadele eden bi Beşiktaş vardı sahada. Futbol yoktu ama herkes elinden geldiğince mücadele etti.
Hatta ilk 15-20 dakikalık periyotta sıfır futbola rağmen Madrid’i baskı altına da aldık ama golü getirecek futbol gerekliliği bizde olmadığından golü bulamadık.
25. dakikada gelen gol ile takımın tek pozitif yanı olan mücadele ruhu da çöktü. İlk yarıda golden sonra oyun Madrid’in elindeydi tamamen.

İki takım için de futbola benzemeyen bir oyun vardı sahada. Ama en azından Trabzonspor futbol oynamaya çalışıyordu.
Topun sürekli bir Ts bir Bjk kalesinde olması maç içinde spikerleri ve hızlı futbol sevenleri eğlendirmiş olsa da art arda 3 pas yapamayan iki takımın maçını izlemek, özellikle Beşiktaş’ı bu halde izlemek benim canımı oldukça sıktı.
26
Şubat
2012

Nesini yazıcam bu maçın bilmiyorum.
Hayal kırıklığına uğradım resmen. Aslında kadromuzun 5 para etmediğini biliyordum ama maç seçen kadromuzun bu maçta daha farklı oynayacağını düşünüyordum.
Olmadı öyle. 11 futbolcunun bir, iki tanesi futbol oynadı, 5-6 tanesi mücadele etti. Diğerleri formaya ihanet etti.
Sahada kaliteli futbol yoktu. Mücadele vardı bolca. Birazcık futbol vardı. Onu da Galatasaray oynadı, 3 puanı aldı ve ŞAMPİY.. oldu. “ON”u daha sonra yazarım. Ama artık bitti bu iş.

Ben artık kesinlikle eminim ki Beşiktaşımızın renkleri, siyah-beyazın boyası kanserojen renklerden yapılmış. Takım taraftarını kanser etme konusunda bu yüzden bu kadar başarılı.
Braga’dan 2-0lık avantajlı bir skorla dönmüşsün ve kendi evinde çıkacaksın rövanş maçına. İlk 11de bir tane forvet oynatmamanın mantığını benim aklım almıyor.
Çık sahaya ve vasat da olsa kendi oyununu oyna kendi sahanda. Bu kadar korkulu olduğunda 90 dakika eziyete dönüyor herkes için…