22
Şubat
2012
Yine otobüste izlediğim bir aksiyon filmi.
Güzel de bir film.
Konusunda uzay kahramanı, süper güçler falan var. Biraz superman çakması gibi ama güzel.
Filmin sonuna bakınca sanki yeni bir seri film başlıyor gibi geldi bana.
Eğer ikincisi çekilirse kaçırmam, izlerim.
Görsel efektler biraz basit kalmış, o yüzden 10 üzerinden 6 veriyorum. Zaten Imdb’de oy veren 71bin kişinin ortalama oyu da 6,1.
22
Şubat
2012
İzmir’e giderken otobüste izledim filmi.
Otobüste aksiyon filmi zilemek pek hoş olmuyor doğrusu.
Solomon Kane; Aksiyon, Macera ve Fantastik olarak sınıflandırılabilecek bir film.
Konusu güzel aslında. Son 10 dakikaya girinceye kadar birçok sahnesiyle de fazlasıyla etkileyici ama o şeytanın canavarındaki amatör görüntü alıp götürdü tüm kaliteyi.
Ortaçağda geçen cadı olaylarını sevenlerin severek izleyeceği, beğeneceği bir film.
Imdb’de filmi değerlendiren 22bin kişinin ortalama oyu: 6,1.
21
Şubat
2012
19 Şubat 2012 pazar günü saat 11 İzmir otobüsüyle Uşak’tan İzmir’e keyifli ve güzel bir yolculuk yaptım.
Yolculuğun tek kötü yanı otobüsteki filmlerin kalitesizliğiydi ama çok da önemli bi konu değil bu.
İzmir otobüs terminaline ulaşıp bagajlarımı alıp alt kafa, servis araçlarının hareket edeceği alana gittim.
Servis saatinin gelmesini beklerken bi kız çıkıp geldi…
21
Şubat
2012
Kardeşim Okan,
Televizyonlardaki reyting şikesini haftalarca programında dillendirip yayıncılıkta reklamların bu kadar öne çıkarılmasını, reklam bağımlısı olunmasını eleştirirken “Kısa bir ara” deyip 3-5 dakika reklam yayınlayıp ardından Kraliyet Ailesi logosuyla yayınlanan çoğu “bence” saçma videonun ardından tekrar reklama girmen ne kadar dürüstçe oluyor?
2004 yapımı film.
Lisede hazırlıkta mıy Lise 1′de miydim tam hatırlamıyorum. Sınıf arkadaşlarımla birlikte 10 kişi falan gitmiştik.
O zaman daha çok beğenmiştim filmi.
Ya zihnimdeki film arşivinin az gelişmiş olmasından ya da beğeni eşiğimin düşük olmasından kaynaklandı bu durum.
Adam Sandler klasiklerinden biri. Zaten adamın (edım değil Türkçedeki adam işte) filmlerini genel olarak beğenirim.
Güldürmese de eğlenceli olur.
Bu da onun gibi.
Gerçek dışı aslında senaryosu. Yani bir adam o durumdaki bir kadın üzerinde ısrarcı olur mu bilmiyorum. İzlemeyen kalmamıştır sanırım ama varsa izlesin.
18
Şubat
2012
Planlı yaşamak güzel ama planların uygulanması ve başarı kazanmak için hayatı ertelemek diğer fırsatları görmezden gelmek ne kadar akıllıca?
Her zaman gözünü açmalı insan. Bu filmde verilen mesaj sanırım bu.
Filmde Ashton Kutcher’ın canlandırdığı karakter gerçekten yaşamış olsa eminim bu kadar şanslı olmaz, geçen yıllara rağmen bıraktığı, kaçırdığı herşey yerli yerinde durmazdı.
İş için aşkı, aşk için işi tercih eden ya da herhangi bir sebeple tercih yapmak zorunda kalanlar için güzel bir film.
Onları anlatıyor çünkü. En azından sanırım öyle.
10 üzerinden 7.
Ne mutlu ki izlediğim son 4-5 film 7′den 8′den düşük değil bana göre.
Gerçek bir hayat hikayesini anlatıyor film.
Londra’nın seçkin ailelerinden biri, kızlarını bir Dük ile evlendiriyor ve Keira Knightley’nin canlandırdığı kadın Düşes oluyor. Düşes’in hayatı anlatılıyor.
Ne zorluklar çekmiş kadın ne haksızlıklara uğramış ya… Kadınla erkeği eşit görmeyen, sırf erkek çocuk doğuramadığı için kadına hayatı zehir eden zihniyetin amk!..
Filmi hem beğendim hem de sinir oldum.
Zaten sanırım içine alıp mutluluk, kızgınlık vs duyguları yaratabildiği için seviyorum filmleri.
Adam Dük olmanın verdiği güçle ama gücün yarattığı şerefsizlikle mahvetti kadını.
İzleyin görün devamını. Güzel bir film…
Son olarak daaaaaaa… İngiltere’de yaşayacaksan soylu sınıfta olacaksın birader. Gerisi gerçekten eziyet. Çekilmez yani.
17
Şubat
2012
Film bittikten sonra acaba gerçek miydi bu film, gerçekten izledim mi diye bi düşündüm. İnanamadığım, alışlık olmadığım kalitede bi filmdi kısacasıç
Önce güldür, sonra ağlat mantığını iyi işlemişler, cuk diye oturtmuşlar.
Her yönüyle harika, kusursuz bir film. Zaten Jack Nicholsn ve Morgan Freeman’ın başrolde olduğu bir filmde kusur bulabilmek imkansız. Kusur aramak ise saygısızlık.
Seçilen şarkılar da çok güzel, etkili.
Film için daha fazla methiye dizmek uygun olmayacak sanırım. Oturun ve izleyin.
Yaşayın ve hayal edin.
10 üzerinden 10 veriyorum ben. Hayran kaldım.
17
Şubat
2012
Filmin Türkçe dublaj versiyonunda ana karakterin adına “Destan” tercümesi yapıldığını düşünerek eleştirenlere: Orjinal dilinde altyazılı izledim ve orjinalinde de karakterin adı “Destan”.
Güzel bi fantastik film. Belki akla, mantığa yatkın yapılsa, mistik olaylar abartılmasa daha iyi olurmuşmuş ama malesef abartmışlar. Hatta sanırım sonunu nasıl getireceklerini bilemedikleri için filmin sonunda başa dönüş yapmışlar. (Lost için de keşke bir hayal, başa dönüş olsaydı diyenler vardı. İyi ki öyle olmamış. Bu filmde başa dönüşten nefret ettim, Lost’a yakışmazdı o final.)
Aksiyon sahneleri, hikaye ve oyunculuklar iyi ama tek eleştirilecek konu bu üstte bahsettiğim abartı olmuş.
Eski dönem savaş filmleri, fantastik filmleri sevenlere tavsiye edebileceğim bir film.
Güzel.
10 üzerinden 7. Hatta 7,5′tan 8.
15
Şubat
2012

Murat Kosova: “Sevgilisi Beşiktaş olanlara Braga’dan bir hediye.”
Belki hepsi için değil ama Beşiktaşlıların %99′u için sürpriz oldu bu galibiyet.
Braga maçından önceki son iki maça bakınca mücadele bekliyordum, maçtan önce kadroyu görünce de mücadele eden, koşan bir Beşiktaş’ın sahaya çıkacağı belli oldu.
Galibiyet hedefi yoktu belki. Hatta bu çok açıktı. Ama kesinlikle yenilmeden dönmek istiyordu Carvalhal.
Dram. Ve ilginç sanatsal filmler.
İlk 2 dakikasını izledikten sonra kapattım.
Daha başında yamuk yaptı film. Aha yaptığı yamuk da aşağıda… Üşenmedim videosunu hazırladım.
Afişindeki “İmkansızlıkları hayal et.” sloganının yarattığı meraka rağmen sildim, dayanamadım.
Böyle film mi olur kardeşim? (Uğurkan Erez stayla)
15
Şubat
2012
2011 yılı Avustralya yapımı sözde dram türünde bir film.
Dramın yanında diğer unsurları da eklemeye çalışmışlar ama durağan sıkıcı dram filmi olmak bu filmin kaderinde varmış ki öyle de olmuş.
Böyle kötü bir filmi yapanlar nasıl utanmadan satmaya çalışmışlar bir de hayret valla.
Konuşma yok. Bakışlarla filmin yarısı geçiyor.
Renkler soğuk, cansız. Konu yok. Film yürümüyor.
Hiç boşuna vakit kaybetmeyin, izlemeyin.
14
Şubat
2012
Eskiden de var mıydı yoksa insanların ahlak anlayışı/seks hakkındaki düşünceleri değiştikçe mi yaygınlaştı bu “fuck body” olayı anlayamadım.
Filmlerde işlenecek hatta ana konu olacak kadar ilgi çekici olmuş, yaygınlaşmış. İlginç…
Romantik komedi olarak bilinen ve sevip eğlenceli bulduğum filmlerde sıkça bu konuya rastlar oldum.
Birbirine yabancı iki insan, başarısız ilişkiler, ilginç rastlantılar ve tanışma. Ardından “aşk yok, duygu yok” sözleri ve seks. Ardından bu iki insanın birbirine tutulması, kızın bırakıp gitmesi ve oğlanın büyük bir sürpriz ile kızın karşısına çıkması…
Bu film de aynen böyle akıp gidiyor ve mutlu bir son yaşanıyor.
Klasikleşti dedim evet ama ben yine de eğlenceli buldum filmi.
13
Şubat
2012
Ara tatilde neredeyse her gün gittiğim kahvenin yani kahvehanenin tadı bugün bir başkaydı.
Neden başkaydı?
Arkadaşlarım yanımdaydı çünkü uzun zaman sonra… Uzun bir aradan sonra tam kadro birlikteydik neredeyse…
Dolayısıyla kahvenin, oynadığımız okeyin keyfi bir başkaydı. Çay daha tatlıydı.
Hayata doğru düzgün adım attığımdan beri yıllardır yanımda olan hemen hemen herkes yanımdaydı bugün.
Evde sıkılıp kendimi dar attığım ama gittiğimde de bunaldığım kahvede bugün uzun süredir eğlenmediğim kadar eğlendim, güldüm.
13
Şubat
2012
Blogu sürekli takip edenler ve bu yazı yayınlandıktan sonra blogu ziyaret edecek olanlar farkedecek ki artık blogda reklamları azaltıyorum.
Adsense bile eskiden kazandırıyormuş. Tabi adsense için bu durum sadece Türkiye kullancılarında geçerli…
Türkiye’de hizmet veren reklam sitelerinin ise yayıncılara yararlarından çok zararları var. Ödeme yapmamak için bin dereden su getiriyorlar. Yok hileli tıklama yok zaman aşımı yok vergiler derken yayıncının hak ettiği paranın üstüne yatıyorlar.